Kurban: yakınlaşmaktır. Kişinin Allah’a yakın olmasına vesile olan şeylerdir. Dini terim olarak ise kurban, kişinin itaatinin göstergesi olan ibadet niyetiyle belirli bir vakitte hayvanı boğazlayıp kesme ve boğazlanmış olan hayvana denir. 

       Kurban, size ait olan bir değeri, size lutfeden Allah’a yaklaşmak için O’nun yolunda harcamaktır. Zamanınızı kime kurban ediyorsunuz, malınızı, göz ve kulağınızı, bedensel gücünüzü, akıl ve iradenizi ve neslinizi kime kurban ediyorsunuz? Kimin yolunda, kimin yasası ve fikri, yani dini için harcıyorsanız, ona kurban etmişsinizdir. Çünkü onun rızasını aramış, memnun etmeye çalışmış, yardımını ummuşsunuzdur. İnsan sevdiğinin yolunda olur, onun rızasını arar ve yoluna elindekileri yakınlık için kurban eder. Dünde olduğu gibi bugünde insanlar dünya rahatları için siyasilere, âhiret rahatları için de din adamlarına hayatlarını ve elindekileri kurban ederler, onların yolunda harcarlar. 

      Dünden bugüne kâinata hükmeden ve yöneten Rabbe kurban olan ve verilenleri O’na kurban eden nice örnekler olmuş ve Rabbimiz kitabında bunları bildirmiştir. H.z İbrahim kendisi eşi ve çocuğuyla Rabbe teslim olmanın güzel bir örnekliğini ortaya koymuşlardır. Kur’an da bildirilen ve tarihin nice dönemlerinde Rabbe kurban olmuş ve elindekileri kurban etmiş nice örnekler zamanın akleden müminlerine güzel bir örneklik olarak sunulmuştur. 

       “ Onlara Âdem’in iki oğlunun kıssasını hakkıyla oku. Hani onların her ikisi de birer kurban sunmuşlardı. Birinin kurbanı kabul olunmuş, diğerininki kabul olunmamıştı. Mutlaka seni öldüreceğim demişti. Allah ancak takva sahiplerininkini kabul eder.” (Maide/27) 

       Elindeki değerleri kendilerine veren Rabbe kurban eden ve etmeyen iki örneği Hz. Âdem’in iki oğlunun hayatından Rabbimiz bize Kur’an da bildirmiştir. İlk insan topluluğu ve ilk kurban etme ve olma örneği! Günden bugüne ve yarına hayatlarını ve elindekileri Rabbe kurban etmeyenlerin haset ve düşmanlıkları devam etti ve kıyamete kadar da devam edecektir. Verilenleri kendi kazanımı gören ve kendine has kılanlar, Rabbe yaklaşmak için kurban olamazlar ve elindekileri kurban edemezler. Kur’ana ve sünnete göre hayatlarını düzenleyen takva sahipleri ancak hayatlarını Rabbe yaklaşmak için kurban ederler. Rabbimizde, takva sahiplerinin kendisine yakın olmak için verdikleri kurbanı kabul edeceğini bildirmiştir. Rabbimiz ayetinde “ Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat takvaları ulaşır.” (Hac/37) ayeti Allah’a yakın olmak için harcanan hiçbir şeyin O’na ulaşmayacağı, dünyada kalacağı, ulaşacak olan ahiret için takvadır. Sizin samimi niyetiniz, sırf Allah’ın rızasını aramanız, şirkten, küfürden, haramdan, gösterişten, kibirden hasetten uzak tutulmuş olan Allah’a ulaşacak amellerinizdir takvalı olan ve kabul edilecek olan..  

       “ Her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. O halde sadece ona teslim olun. İtaatkar alçak gönüllüleri müjdele.” (Hacc/34)

       Kurban, her ümmete Allah’ın adı anılarak yerine getirilmesi emredilen bir ibadettir. Namaz gibi oruç gibi ve kurban gibi birçok ibadet her ümmete emredilmiştir. Her ümmetin Allah’a yakın olmak için itaat ve ibadete ihtiyacı vardır. Kişiye değerli olan herhangi bir nimeti Rabbe yakın olmak için harcamak kurban etmedir. Bir kısım ibadetleri Allah adına yapanlar hayatın çoklarında insanların adlarına ve hükümlerine göre iş yaparlar. H.z. İbrahim, hanımı Hâcer, oğlu İsmail’i ve onların Rabbe olan teslimiyetlerini anlamadan kurban anlaşılmaz ve sadece adet haline gelir ve uygulanır. Niceleri içinde para kazanma aracı haline dönüşür. Rabbimiz, ilahınız bir tek ilahtır buyurarak, mü’min’in itaat edeceği, övüp seveceği, hayatının her alanını teslim edeceği ilahın bir ve tek olan Allah olduğunu bildirmiştir. Kurban itaattir ve Allah’ı ilah kabul etmedir. Kurbanda Allah’a itaat ederek ilah kabul edenler, hayatlarının siyasi, eğitim, ticari, hukuk gibi nice alanlarında Allah’a itaat ederek ilah kabul etmezler. Rabbimiz, ilah olarak kendisinden başka itaat edilecek ilah olmadığını bildirmiş ve sadece bana teslim olun, yani itaat edin buyurur. İtaat edeceklerin alçak gönüllükle itaat etmelerini ve müjdelenmesini de buyurmuştur. İtaatleriyle Allah’ı tek ilah kabul edenler ancak müjdelenmeyi hak ederler. 

       “ Hani bir zaman İbrahim babası Âzer’e putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz ben seni kavmini apaçık bir sapıklık içerisinde görüyorum demişti.” (En’am/74)

       Kur’anda Rabbe kurban etme ve kurban olma örneğinin en güzeli h.z. İbrahim ve ailesinin hayatından bize bildirilmiştir. Dolayısıyla İbrahim ailesini başından sonuna anlamadan Rabbe kurban olma ve kurban ibadeti anlaşılamayacaktır. Akraba, yakınlığı olanlardır. Allah’ın size seçip beğendikleridir. Fakat Rabbe hayatlarını teslim ederek kurban olamayan akraba sizden değildir. H.z. İbrahim en yakını olan babasına hakkı hatırlatarak Allah’tan başkasına yakın olmak için kurban olmamasını, teslim olup itaat etmemesini söylemiştir. Allah’ın size yakın kıldığı akrabalarınızı, siz hakka davet ederek Allah’a yaklaştırmaya çalışın. Hz. İbrahim’in mücadelesini, Rabbe olan teslimiyetini anlamadan ve örnek almadan kurban ve teslimiyet olan İslam anlaşılmayacaktır. Çünkü o kavmiyle arasını ayırdı ve onlara Rabbinin hükmü olan hakkı bildirdi. Sonra onların putlarını ibret alsınlar diye kırarak kavminin akletmesini sağladı. Fakat değişerek, hayatlarını siyasi ve din adamlarına değil de, Rabbe kurban etmek birçokları için kolay değildi. Hakka kurban olamayanlar, kurban olanları hayatlarından uzaklaştırmaya çalışmışlardır. H.z. İbrahim’i de yakamayınca uzaklaştırdılar. Batıl olan toplumdan uzaklaştırılanlar her mü’min Rabbe yaklaştırılır. Tarih Rabbe kurban olanlar ve atalar yoluna ve batıla kurban olanların örnekleriyle doludur. Hayata hükmeden Rabbe teslim olan hz. İbrahim’in hayatı sadece okunacak ve anlatılacak bir örneklik değildir.

       “ Hani bir zaman Rabbi İbrahim’i bir takım sözlerle imtihan etmişti. O da bunları tam olarak yerine getirmişti. Allah ona, şüphesiz ki Ben seni insanlara imam yapacağım demişti. O da neslimden de imamlar yap demişti. Allah da benim ahdim zalimlere ulaşmaz demişti.” (Bakara/124)

       Ateşe atılma pahasına hayatını Rabbe teslim edip kurban olma! İlerleyen yaşta verilen çocuğu Rabbe kurban etmeye razı olma! Böyle babadan Rabbe kurban olmaya razı evlat! Kendi Rabbe kurban olmaya razı, hayatını O’na teslim etmiş ve oğlunun da Rabbe kurban edilmesine razı bir anne Hz. Hâcer! Rabbe hayatlarının tüm alanlarını teslim ederek, her emrine uyma çabasında olan bir ailenin yaklaşık dört bin yıllık örnekliği. Rabbimiz her kulunu imtihanlarla sınar. Peygamberlerini de daha zor imtihanlarla sınamıştır. Hz. İbrahim’de nice imtihanlarla Rabbi tarafından sınanmıştır ve her imtihanın gereğini yerine getirmiştir. Bu bir teslimiyettir ve Müslüman olmadır. Müslüman, hâkimiyeti âlemlerin Rabbine verip, O’nun hükmüne teslim olan kurbanlardır. Kurban yakınlaşmaktır, her itaat ve ibadet Allah’a yaklaşmaya vesiledir ve kurbandır. Hz. İbrahim’in bu teslimiyetinin sonucu olarak tüm inananlara örnek alınan, yolunda olunan, lider ve önder olan imam yapılmıştır. Dolayısıyla örnek ve önder olanlar önce Rabbe hayatlarının her alanlarında teslim olup kurban olmaları ve etmeleri gerekir. Ve nesillerinden de imam ve önderler çıkarılmasını isteyebilirler. Bugün kendini İslama nispet eden, fakat dünyalıklara, siyasi ve din adamlarına hayatlarını teslim edip kurban eden ve ne yaptığının farkında olmayan İslam toplumu! Dünya insanının Rabbe kurban olmaya ve kurban etmeye razı önder ve örneklere ihtiyacı vardır. Bu da sadece konuşarak olacak iş değildir. 

       “ Rabbim bana Salihlerden bir evlat bahşet. Bizde onu halimselim bir erkek çocukla müjdeledik. Çocuk babası İbrahim’in yanında yürüyüp koşacak çağa erişince İbrahim, yavrucuğum, şüphesiz ben rüyamda görüyorum ki muhakkak ben seni boğazlıyorum. Bak artık sen ne düşünüyorsun dedi, çocuk da, babacığım emrolunduğunu yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın dedi.” (Saffat/100-102)

       Baba, her şeyini Rabbe kurban etmiş bir hayat içinde ve en değerli olan çocuğunu Rabbe kurban etmeye razı. Issız Mekke de Rabbe olan teslimiyetiyle bir anne, çocuğunun Rabbe kurban edilmesine razı!  İşte böyle bir anne ve babadan Rabbe kurban edilmeye razı olan bir çocuk. Ve kıyamete kadar Rabbe yakın olmak için kurban etmeye ve edilmeye razı bir ailenin örnekliği. Bu tarih diye konuşulacak ve yazılacak kadar kolay ve basit bir örneklik değildir. En basit değerlerini Allah yoluna feda edemeyenlerin, kaybettiklerinde üzülenlerin, dünyalıklarda yarışanların çocuklarını kurban etme yapabilecekleri iş değildir. Bu konuşmayla ve hikâye gibi dinlemekle ve anlatmakla anlaşılacak iş değildir. Malını, zamanını, aklını, bilgisini, dilini, elini ve tecrübesini, Rabbinin yolunda ve Müslümanlar için, İslam hâkim olsun diye harcamayanların, bu örnekliği konuşmaları dahi abestir.

       “ Nitekim içinizden ayetlerimizi size okuyan, sizi arındıran, sizi kitabı ve hikmeti öğreten ve sizi daha bilmediğiniz nice şeyleri öğreten bir peygamber gönderdik.” (Bakara/151)

       Rabbimiz, Rasulullah’ın ve ona inananların h.z. İbrahim’in yolunda olduğunu bildirmiştir. Hayatını Rabbe kurban edip teslim olan Rasulullah (s.a.s.) insanlar için Rabbinin ayetlerini okuyan, şirkten, haramdan, nifaktan, küfürden, bidat ve hurafeden kalpleri arındıran, kitabı okuyan ve kitabın ismini onlara öğreten ve bilmedikleri nice ilimleri öğreten bir örnektir. Bu zamanın ve bu yerlerin Rasulullah (s.a.s.) gibi Rabbe kurban olmuş, O’nun ayetlerini topluma davet edip onları şirk ve küfürden uzaklaştıran, kitabı okuyarak değil yaşayarak arındıran, kitabın hikmeti olan ilmi onlara açıklayan, toplumun bilmediği nice bilgileri onlara öğreten zamanın örneklerine ihtiyaç vardır. Bu zaman ister, fedâkarlık ve emek ister, durmaksızın mücadele ister. Hedefi belli, mücadelesi devamlı, birbirleriyle uğraşmayan, sadece emredilene itaat edip teslim olma mücadelesi veren Müslimlere ihtiyaç vardır.      

       “ İbrahim bunu (Âlemlerin Rabbine teslim olmayı) oğullarına da vasiyet etti ve Yakup da. Ey oğullarım, şüphesiz ki Allah bu dini sizin için seçti. O halde sizler ancak Müslümanlar olarak ölün.” (Bakara/132)

       Rabbe hayatının tüm alanlarında teslim olup kurban olan babadan çocuklarına kıyamete kadar örnek olan tavsiye! Hz. İbrahim’in oğullarına tavsiyesi âlemlerin Rabbi olan Allah’ın hükmüne teslim olup kurban olma tavsiyesidir. Bu tavsiyeyi torunu h.z. Yakub da çocuklarına yapmıştı. Bugünde her babanın çocuklarına yapması gereken tavsiyesi! Allah’ın size seçtiği bu dine teslim olun ve ancak bu dini yaşayarak ölüm sizi bulsun.  İslam teslimiyettir. Her teslimiyet de, o hükmü belirleyen Rabbe yaklaşmak için kurban olmaktır. Rabbe hayatın tüm alanlarında kurban olacak nesiller yetiştirmektir. Nesillere yapılacak nasihat ve tavsiye, bir ömür Rabbe teslim olup Müslüman olmak ve ölüm gelinceye kadar kalmaları tavsiyesidir. 

       “ Kendini bilmezden başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir. Şüphesiz ki Biz, onu dünya da seçtik. Muhakkak ki o ahrette de Salih kimselerdendir.” (Bakara/130)

       Hayatının tüm alanlarında Rabbe teslim olup kurban olan ve kurban eden İbrahim’in teslim olup Müslüman olduğu bu dinden ancak aklını kullanmayan, ne yaptığının farkında olmayanlar yüz çevirir. Hz. İbrahim hayatını tüm yasaklardan arındırıp sâlihlerden olmuş ve onun yolunda olanlar ancak sâlihlerdendir.  

      “ Onlar Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız dediler. Deki: hayır biz dosdoğru olan İbrahim’in yoluna uyarız. O Allah’a ortak koşanlardan değildi.” (Bakara/135)

       Şirk koşanlar hayatlarını insan iradesine kurban ederler. Tarih boyunca hayatlarını Rabbe kurban eden ve hâkimiyeti O’na verenler olduğu gibi, hâkimiyeti insana verip onlara kurban olanlarla doludur. Herkes davası, inandığı ve savunduğu yolu için kurban olur ve kurban olacak nesiller yetiştirir. Bugünde Rabbe kurban olup her verileni Rableri yolunda kullanan zamana örnek olanlar gerekir. Batıla kurban olanları kınayanların kendileri ne kadar Rabbe kurban olduklarına bakmaları gerekir.  Hz. İbrahim’in yolunda olduklarını söyleyen Yahudi ve Hıristiyanlar gibi İslam toplumu içinde de nice yapılar ve cemaatler hz. İbrahim’in ve Rasulullah’ın yolunda olduklarını söylerler. Sen onlara deki, yolun doğrusu Rabbe kendisini eşini ve çocuğunu kurban eden İbrahim’in yoludur. Hayata hükmedip yönetme hakkı olan hâkimiyeti Rabbe teslim ederek şirk koşmayan İbrahim’in yolunda olanlar mü’min ve Müslümanlardır.  Bunlar İbrahim’in yolunda olanlardır ve Allah onların velisi, yani yardım edeni, sığındıkları, koruyup gözetenleri, sırdaş ve dost olanlarıdır. 

       “ Şüphesiz ki, insanların İbrahim’e en yakın olanı elbette ki ona tabi olanlar, bu peygamber ve iman edenlerdir. Allah müminlerin velisidir.” (Ali İmran/68)

       Hayatı ve ailesiyle Rabbe kurban olmuş, şirksiz mü’min ve Müslüman olan hz. İbrahim’in yolunda olanlar kendi döneminde ona inananlar, Rasulullah (s.a.s.) ve ona inanan, Kur’an ve sünnete göre hayatını düzenleyen tüm Müslümanlardır. Yahudiler, Hıristiyanlar, Mekke şirk toplumu gibi, İslam toplumu içinde de nice şirk küfür içinde olan topluluklarda kendilerini İbrahim’in yolunda görürler. Hayata hükmeden, sevk ve idareden, eğitip terbiye eden Rabbe teslim olanlar hâkimiyeti kayıtsız ve şartsız hz. İbrahim gibi Rabbe verenlerdir. 

       “ İbrahim ve onunla birlikte olanlar da gerçekten sizin için güzel bir örnek vardır. …” (Mümtehine/4)  

       Zamanın mü’min ve Müslümanlarına hz. İbrahim, oğlu, eşi ve yeğeni hz. Lut’un hayatında nice güzel örnekler vardır. Rabbimiz kıyamete kadar gelecek olan her inanan ve teslim olanlara bu aileyi örnek kılmıştır. Rabbimizin güzel örnek dediği bu aileyi örnek alanlarında hayatlarından ve nesillerinden Rabbimiz nice örnek alınacak yaşantılar çıkaracaktır. Kendi zamanlarına güzel örnek olmak ve gelecek zamanlara örnek nesiller yetiştirmek isteyenlere hz. İbrahim ve ailesinde nice örneklikler vardır.  Fedakarlık yapmadan da fedakar nesiller yetiştirilemeyecektir. Ne mutlu hayatını Rabbe yakın olmak  için kurban edenlere.